May 05

Diyet uygulamanın vücutta yağ hücrelerinin sayısını değiştirmediği belirlendi.

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünden bilim adamlarının yaptığı araştırma, yağ hücreleri sayısının ergenlik çağında belirlendiğini, bu dönemden sonra kişi obez olsa

dahi değişmediğini ortaya koydu.

Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırma sırasında, diyetle çok sayıda kilo veren kişilerde yağ hücreleri sayısında değişiklik saptanmadı.

Araştırma çerçevesinde, farklı yaşlarda yüzlerce çocuk, ergen ve yetişkin üzerinde inceleme yapıldığı, yağ hücreleri sayısının çocuklukta artarken yetişkinlikte değişmediği görüldü.

Doktor Kirsty Spalding, bu araştırmanın kilo vermek için diyet uygulayanlara kötü bir haber olduğunu belirterek, ‘Bu, kilo vermenin ve verilen kiloyu korumanın neden bu kadar zor olduğunu açıklıyor. Söz konusu yağ hücreleri hiçbir yere gitmiyor ve daha fazlasını istiyor’ diye konuştu.

written by admin \\ tags: , , , , , , ,

Oca 01

Hemen hepimiz kilomuzu korumanın aldığımız enerji ile tükettiğimiz enerji arasındaki dengeye bağlı olduğunu biliriz. Aldığımız enerji tükettiğimizden fazla ise kilomuz artar, az ise kilomuz azalır. Peki mevcut kilomuzu korumamız için gerekli enerjini kaç kalori olduğunu nasıl hesaplayabiliriz?

Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen üç temel faktör vardır: Bazal metabolizma hızımız, aktivite ile yaktığımız enerji ve yiyeceklerin termik enerjisi.

1.BAZAL METABOLİZMA HIZI:
Kesin istirahat koşullarında bulunan, fiziksel ve ruhsal olarak bütünüyle rahatlamış ve yaklaşık 12 saattir aç olan bir insanın yanlızca nefes alma kalp atışı,kan dolaşımı, vücut sıcaklığının belirli bir düzeyde tutulması gibi hayati fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gereksinim duyduğu enerji miktarıdır. Bazal metabolizma hızını etkileyen çeşitli faktörler vardır:

· Yaş: Gençlerde bazal metabolizma hızı yüksek, yaşlılarda ise daha düşüktür.

· Uzun, ince yapılı kişilerde bazal metabolizma hızı daha yüksektir.

· Çocuklar ve hamilelerde bazal metabolizma hızı yüksektir.

· Yağsız dokulara sahip kişilerde bazal metabolizma hızı yüksek, yağlı vücutlarda ise daha düşüktür.

· Ateşli hastalıklar bazal metabolizma hızını arttırır.

· Stres hormonları bazal metabolizma hızını arttırır.

· Dış ortamın sıcak veya soğuk olması bazal metabolizma hızını arttırır.

· Oruç veya şiddetli açlık durumunda bazal metabolizma hızı azalır.

· Bir tiroid hormonu olan tiroxin bazal metabolizma hızının ayarlanmasında anahtar rolu oynamaktadır.Tiroxin üretimininin artması durumunda bazal metabolizma hızı da artmaktadır.

Bazal metabolizma için harcanan enerji vücut enerjisinin yaklaşık % 60-70 ini oluşturur. Bu sebeple alınacak kalorinin hesaplanabilmesi için Bazal Metabolizma Hızının hesaplanması önem taşımaktadır.

Biz size Bazal Metabolizma hızınızı hesaplayabilmeniz için Harris-Benedict Denklemini veriyoruz:

· Erkekler= 66 + ( 13.7 x Kilogram olarak ağırlık) + ( 5 x santimetre olarak boy ) - ( 6.8 x yaş )

· Kadınlar= 655 + ( 9.6 x Kilogram olarak ağırlık) + ( 1.7 x santimetre olarak boy ) - ( 4.7 x yaş )

2. FİZİKSEL AKTİVİTE İLE TÜKETİLEN ENERJİ:

Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen ikinci temel faktör fiziksel aktivite ile tüketilen enerjidir. Toplam yakılan enerjinin % 20 - 30 unu oluşturur. Günlük aktivitelerinizi ve harcadığınız kalorileri toplayarak elde edeceğiniz sonuç en güvenilir sonuç olacaktır.

3.YİYECEKLERİN TERMİK ETKİSİ:

Toplam harcanılan kalorimizin yaklaşık olarak % 10 u yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi esnasında harcadığımız enerjidir. Yiyeceklerin termik etkisi toplam harcanan kalori x % 10 formülü ile hesaplanır.

Günlük toplam harcadığınız enerjiyi bulmanın en emin yolu yukarıdaki 3 faktörde elde ettiğiniz enerjilerin toplamının bulunmasıdır. Ancak basit bir şekilde günlük harcadığınız enerjiyi bulmak isterseniz; Bazal metabolizma hızınızı hesapladıktan sonra:

· Hareketsiz yaşam için: ( Normal günlük aktivite) : 1.40 veya 1.50 x Bazal Metabolizma hızı

· Haftada 3-4 kez ılımlı egzersiz yapanlar için: 1.55 veya 1.65 x Bazal Metabolizma hızı

· Haftada 4 kereden fazla egzersiz yapan çok aktif kişiler için: 1.65 veya 1.75 x Bazal Metabolizma Hızı

· Haftada 6-7 kez 1 saatten fazla egzersiz yapanlar için: 1.75 veya 2 x Bazal Metabolizma hızı

formüllerini kullanarak günlük yaktığınız kaloriyi hesaplayabilirsiniz.

Bu yazı ile bir günde yaktığınız kalori miktarını öğrendiniz. Bundan sonra harcadığınız kaloriden daha az kalori alarak (örneğin günlük 500 kalori daha az) zayıflayabilir; daha fazla kalori alarak şişmanlayabilir, veya harcadığınıza eşit kalori alarak kilonuzu koruyabilirsini

written by admin \\ tags: , , , , , , , , ,

Ara 31

MALZEMELER

- 1 kilo ekşi elma

- 1 adet muz

- Yarım kilo süt

- 1 paket vanilyalı puding

- 100 gram dövülmüş fıstık

HAZIRLANIŞI

1 paket puding, yarım kilo süt ile koyuca pişirilir. Diğer taraftan bir kilo elma ufak ufak doğranır ve hafifçe pişirilerek ezilir. Piştikten sonra üzerine 1 tatlı kaşığı tarçın ilave edilir ve karıştırılır ve bir payreks kaba dökülür. Soğuduktan sonra üzerine halka halka kesilmiş muz ve üzerine puding dökülüp arzuya göre dövülmüş fındık ya da fıstıkla süslenir

written by admin \\ tags: , , , , , ,

Kas 12

uygulamak ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek önemlidir.

Araştırmalara göre bir sporcunun kilo kazanması haftada 300-600 gr civarında olmalıdır. Bunun aşağısı veya yukarısı pek iyi sonuçlar vermemektedir. Bunun için temelde, genel olarak günlük enerji gereksinimine ilave edilecek 1000 kalori fazlalık yeterli olacaktır. Egzersiz programlarında çalışma açısından da, her kas grubu için az hareket, az set ve tekrarlar uygulanacaktır. Beslenmeye gereğinden fazla yer vermek ise, gereksiz yağ birikme sorunu yaratacaktır.

Burada amaç kas kütlesinin artmasını sağlamaktır. Bu nedenle kilo artışı, uygulanmakta olan sporla birlikte yürütülürse sağlıklı ve verimli olacaktır. Aksi halde fazla kalori alımından dolayı sağlanan kilo artımı yağlanma sorunu yaratacaktır.

Kilo verme programlarında olduğu gibi, kilo alma çalışma ve tekniklerinde de önemli olan temel unsur öğün sıklığı ve beslenme maddelerinin çeşididir. Mutlaka iyi bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve 3 ana öğün dışında iki kez de ara öğün alınmalıdır. Bu öğünler de genellikle çeşitli besinlerden alınan kaliteli protein ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşmalıdır.

Bitkisel proteinlerde, vücut için hayati önemi olan amino asitler bulunmadığından, hayvansal proteinlerce zengin bir beslenme uygulanmalıdır. Ancak maddi sorunlar nedeniyle, hayvansal proteinlere ağırlık verilememesi durumunda, beslenmeyi en azından günde 1 kilo kadar sütle takviye edip, buna 1 yumurta ilavesi ile bu eksiklik giderilebilir. Vejeteryenler’in ise sportif aktiviteleri bu nedenle sorun olabilir. Bunu gidermek için, fındık, ceviz gibi kuru yemişleri, tahıl, baklagiller ve çeşitli kök bitkileri birarada beslenme programlarına alarak, eksik amino asitleri tamamlayıcı bir, çeşitli gıda uygulamasına gidebilirler.

Büyüme çağında spor yapanlarda ise beslenme daha çok önem kazanmaktadır. Aileler genellikle çocuklarının spor yaptığını düşünerek düzgün ve çeşitli besinler içeren sofralar hazırlarlar. Fakat aile yaşantısı düzenli olmayan yetişme çağındaki sporcular tek yönlü dengesiz beslenme alışkanlıkları ile karşı karşıya kalırlar. Örneğin sandviçler, hamburger, lahmacun, tost vb. gibi yiyecekler temel besin haline gelmektedir. Hatta normal aile yaşantısı olanlar dahi bu tür beslenme alışkanlıklarını sürdürmektedirler. Bu durumlarda dahi beslenme mutlaka protein içeren yiyeceklerle takviye edilerek, eğitici ve yöneticilerin de konuyu takip etmek suretiyle, beslenmenin normal hudutlar içine alınmasını sağlamaya çalışarak takip etmesi mümkündür.

Bunların dışında yiyeceklerin mutlaka temiz ve beklememiş olması, vitamin içeriğinin de korunmuş olması çok önemlidir.

written by admin

Kas 12

Kilo vermek kadar almak da çok zor

Çoğu insan zayıflamak için haftalarca diyet ve spor yaparken; kimileri var ki, ne yerse yesin bir türlü kilo alamıyor. Bu gruptakilerin birkaç kilo için bile çok büyük uğraş verdiğini söyleyen Dyt. Fatmagül Yılmaz, ‘Sabır isteyen bu süreçte haftada yarım kilo aldırmak bile başarı’ dedi.

Birçok insan kilo vermeye çalışırken, öyle bir grup var ki, ne yaparsa yapsın şişmanlayamıyor. Kilolu olanların imrenerek baktığı bu insanlar birkaç kilo almakiçin çırpınırken, zayıflığın getirdiği çeşitli sağlık problemleri yaşıyor. Yaşı ve boyuna göre kilosu düşük kadınlarda adet düzensizliği görüldüğünü söyleyen Diyetisyen Fatmagül Yılmaz, “Yaktığı enerjiden daha az enerji alanların kilo alması mümkün değildir” diyor.

BİRÇOK NEDEN VAR
Bunun dışında kilo almanın önündeki bir engelin de dışkıda parazit sorunu olduğunu belirten Yılmaz, “Ayrıca tiroit bezimiz normalden fazla çalışıyorsa (Hipertireodi) kişinin metabolizmasının daha fazla yakmasına ve kilo vermesine yol açar. Bunları eleyebilmek için kişi doktor kontrolüne yönlendirilir” şeklinde konuşuyor. Bunlardan hiç biri yoksa da kişinin beslenme düzeyini toparlamak gerekiyor. Kilo almak, kilo vermekten daha zorlu bir süreçtir ve sabır ister. Diyetisyen Yılmaz, tedavi sürecinde hastaya haftada yarım kilo aldırdıklarında kendilerini başarılı saydıklarını vurguluyor. Birden bire çok hızlı kilo alımları da sağlıklı olmuyor. Hızlı kilo almak ciltte yırtılmalara yol açıyor ki; bu yırtıkların tedavisi yoktur.

BESİN ÇEŞİTLİLİĞİ
Kilo alma programında yavaş yavaş kişinin günlük beslenme düzeyine eklemeler yapılır. Diyetin yağ, protein ve karbonhidrat dengesi önemlidir. Sadece yağ değil, kişinin kas kazanması da gereklidir. Bu nedenle; öğünlerinizde besin çeşitliliğine önem verin. 4 temel besin grubunu (et ve türevleri, süt ve süt ürünleri, tahıl grubu, sebze ve meyveler) bir arada tüketin. Az ve sık öğünler olabilir. Bu nedenle öğün atlamamak önemlidir. Mide bulantıları olmaması için bir öğünü kendi içinde ikiye bölebilirsiniz. Diyetisyen Fatmagül Yılmaz’ın bu konudaki önerileri ise şöyle:

ÖNEMLİ ÖNERİLER
* Mümkünse süt- yoğurt miktarı biraz artabilir. Süte kakao, şeker, bal veya tercihen pekmez ya da nesquik ilave edilebilir. Tadı ve kokusu değiştiği için daha rahat tüketilebilir.

* Şekerli limonata veya taze sıkılmış meyve suyu da kilo almaya yardımcı olmaktadır.

* Fındık, yerfıstığı, badem, ceviz ve kuru meyveler kilo alma konusunda oldukça önemlidir.

* Makarnanın üzerine sos, peynir, yoğurt, kıyma gibi ilaveler yapılması kilo almaya yardımcı olabilmektedir. Makarnanın kendisinden çok sosları kilo almayı sağlar.

* Şeker, kolesterol, tansiyon yüksekliği, karaciğer yağlanması veya safra kesesinin alınması gibi bir probleminiz yoksa her gün bir adet haşlanmış yumurta veya omletler tüketilebilir.

* Öğünlerde yağda kızartılmış, çok yağlı yemekler yer almamalıdır çünkü bunlar mide bulantılarını artırır. Ayrıca sağlıklı kilo alımı sağlamaz.

* Etleri sağlıklı olması için haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlayın.

* Katı margarinlerden uzak durulması gerekir. Tercihen zeytinyağı, mısırözü yağı, soya yağı, bitkisel karışım yağlar veya fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Kolesterol sorununuz yoksa tereyağı da, kahvaltı da ya da yemeklerde karışım halinde kullanılabilir.

* Zayıflığın bir nedeni de psikolojik olduğu için ferah, rahat ve temiz bir ortamda yemek yenilmesi gerekmektedir.

* Yemek yavaş yenmelidir.

* Yemekle birlikte çok fazla sıvı almayın.

* Sigara içiyorsanız bırakın.

written by admin

Kas 12

AŞIRI zayıflık ya da şişmanlık kısırlığa neden olabiliyor. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, kadınların son yıllarda uyguladığı diyet ve ağır sporların, bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiğini, bunun da adet düzensizliklerine neden olduğunu söyledi. Hamilelikte az kilo almak da sakıncalı. En az 8, en fazla 20 kilo alınması en ideali. Türkiye’de gebe kalmadan önce kadınların muayeneden geçme alışkanlığının olmadığını ifade eden Prof. Dr. Hakan Yaralı, ”Gebelik planlanmalı. Planlama sayesinde Hepatit B aşıları tamamlanabilir, vücudun ihtiyaç duyduğu folik asit gibi vitaminlerin takviyesi yapılabilir ve şeker hastalığı kontrol edilebilir” dedi.

written by admin

Kas 12

Pek çok kişi zayıflamak için elinden geleni yaparken, kilo almak için çabalayanlar da var. Daha çok genç erkeklerin kilo almaya çalıştığını belirten diyetisyen Dilara Koçak “Zayıflamak isteyenlerin işi daha kolay” diyor
Diyet yapanların ne kadar sıkıntı çektiğini yapan da çevresinde olanlar da bilir. Sporla ya da az kalorili diyet reçeteleriyle kendini perişan edenlerin, her duyduğu diyeti uygulayanların sayısı az değil. Ancak diyetisyenlerin kapısını aşındıranlar sadece kilo vermek isteyenler değil. Pek çok kişinin zayıflamak için verdiği mücadelenin tam tersini kilo almak için verenler de var.
“Kilo alma programları”yla diyetisyenlere giden, zayıflıktan mustarip bu azınlığın işi ise kilo vermek isteyenlerden daha zor! Bir zayıflama diyetinde ayda dört-altı kilo verilebilirken, kilo alma programlarında ayda iki kilo almak başarı olarak kabul ediliyor.
Uzman diyetisyen Dilara Koçak, kilo alma problemi yaşayanların vücut yağı çok az olduğu için hızlı metabolizmaya sahip olduklarını ve yediklerini çabuk yakıp kilo almakta zorlandıklarını söylüyor. Az kilonun sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabildiğini belirten Koçak, şöyle diyor:
“Normal kilosunun altında olmak özellikle genç erkek ve kadınlarda beğenilme ve kıyafet seçiminde tahmin edilenden çok daha fazla stres yaratıyor. Başvuran hastalarımın çoğu istediği kıyafeti giyememekten şikayetçi, hatta erkekler için yaz ayları ayrı bir kabus. Çünkü mayo giymek istemiyorlar.”
“Çok zayıf olmak az besin tüketimine bağlıysa veya çok yemeye rağmen kilo alınamıyorsa farklı sorunların habercisi olabilir” diyen Koçak, aşırı zayıflarda, özellikle vücut yağı çok düşük olan kadınlarda kadınlık hormonunun bu durumdan etkilenebildiğini, bu durumun adet düzensizliklerine neden olabildiğini belirtiyor.

En çok genç erkekler şikayetçi!
Kendisine başvuran yaklaşık 100 kişiden 2-3′ünün “kilo alamama” sorunu olduğunu belirten Koçak, daha çok genç erkeklerin kilo almak istediğini söylüyor. Kilo alamayan kişilerde saç dökülmesi, tırnak kırılması, uyku hali, sinirlilik, üşüme gibi sorunların ortaya çıkabildiğini belirten Koçak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşıtlarına göre daha az kilo alan, özellikle ergenlik çağındaki erkeklerde bu sorun psikolojik bir baskı oluşturuyor, komplekse girmesine yol açıyor. Genç kızlar ise zayıf kalmaktan mutlu olduğu için erkekler kadar çok gelmiyor. Erkeklerde atletik olma gibi bir merak olduğundan başvuranların çoğunu onlar oluşturuyor.”
Diyetisyen kontrolünde yapılmadığı takdirde alınan kiloların vücutta orantısız dağıldığını, göbeklenmeye yol açtığını kaydeden Dilara Koçak, kilo alma programlarında neden daha çok zorluk çekildiğini şu cümlelerle özetliyor:
“Kilo kazanımında ayda iki kilo almak başarılı kabul ediliyor. Yedirmek zor. Her öğünün yenmesi lazım, ‘Öğün atladım, telafi ederim’ demekle olmuyor. Özellikle yatmadan önce yenen öğünün çok büyük avantajı var. Bu kişiler genelde yağlı, şekerli yiyeceklerden hoşlanmıyor. Çeşit bulmakta güçlük çekiyoruz. O yüzden sevdiği-sevmediği yiyecekleri çok iyi bilip çok daha yaratıcı olmak zorundasınız. Zayıflamak isteyenlerin çok fazla seçenekleri var. Her şeyin light’ı var. Ama kilo almak isteyenler için sınırlı sayıda ürün var. Üstelik bunların fiyatları çok daha yüksek, herkes alamıyor.”

Günde altı öğün beslenmek ve ağırlık çalışması yapmak şart
Kilo alma programlarının temel amacının harcadığından fazla kalori almak olduğunu kaydeden Koçak, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu her şeyi yemek veya ne bulursan atıştırmak anlamına gelmiyor. Disiplin ve programlı beslenmek önemli. En az altı öğün beslenmek ve takip eden öğünler arasında iki-üç saati geçmemek önemlidir. Yağlı tohum tüketimi (fındık, fıstık, ceviz, badem) küçük hacim içerisinde çok fazla enerji bulundurması ve faydalı yağlar içermesi açısından büyük avantaj sağlar. Ayrıca sağlıklı kilo ve kas hacmi artışı için haftada iki-üç kez mutlaka ağırlık çalışması yapılmalı.”

Başarılı bir kilo alma programı için…

Kalorisi yoğun olan besinleri seçin. Böylece daha az hacimli besin midenizde daha az yer kaplar fakat daha fazla enerji sağlar. Kuru meyveler, süte süt tozu eklenmesi, salatalara enerji değerini artırıcı zeytin veya avokado ilavesi, patates ile ekşi krema veya mayonezli salata yapılması gibi.
Daha sık yemek yiyin. Az ve sık beslenerek midenizin daha fazla yemek almasına müsaade edin, iştahınızı zorlayın.
Sıvı gıda ve içecekleri yemekle birlikte değil, yemekten 30 dakika önce veya sonra tüketin. Böylece yemeklere midenizde daha çok yer kalır.
Besin değeri yüksek içecekleri tercih edin. Diyet içecek, soda yerine meyve suyu, süt veya milk shake için.
Yatmadan önce mutlaka ara öğün yiyin. Hazmı zor olmayan enerji değeri ve karbonhidrat içeriği yüksek yumuşak besinler tercih edin (Muzlu-ballı süt veya meyveli, ballı, cevizli yoğurt gibi).
Midede hacim oluşturacak sulu gıdaları, çorbaları, salataları çok tüketmeyin.
Sebze-meyve yanında mutlaka ekmek, makarna veya pilav yiyin.
Yağa yüklenmeyin. Aşırı yağlı yemek, tokluk hissi verebildiğinden bir sonraki öğünde acıkmayı engeller. Yağ dikkatli tüketilmezse kolesterolün yükselmesine yol açar. Her gün fast food, patates kızartması yemeyin.

İştahsızlıkla baş etmenin yolları

Renkli yemekleri tercih edin. Pizza içerdiği yoğun enerji, renk ve malzeme çeşitliliği ile iyi bir örnek.
Yalnız yemek yerine arkadaşlarınızla birlikte yiyin.
Yemeklerinizin taze ve aromalı olmasına özen gösterin. Taze ekmek veya kek kokusu iştahınızı açabilir.
Yemek sırasında iş, sınav, eski sevgili gibi stres yaratabilecek konuları konuşmayın.
Sevdiğiniz besinleri elinizin altında bulundurun; arabada, ofiste veya evde kolayca görebileceğiniz yerlere yerleştirin.

Bol kalorili içecek tarifi

Yüksek enerji almak için besinleri ezin, karıştırın veya farklı tarifler geliştirin. Milkshake gibi içecekler için. Masaya 1 bardak süt, 8 bisküvi, 10 fındık, 1 yemek kaşığı bal, 1 külah dondurma servisi yapıldığında hepsini bitirmek çok zor gelebilir ancak bunları mikserde karıştırarak bir su bardağına sığdırabilir, böylece bir defada çok yoğun enerji içeren besini kolayca tüketmiş olursunuz (yaklaşık 750 kalori). Gece yatmadan önce tercih edilebilir!

written by admin